Mevlana

Sinema Salonu Koltukları

Sinema koltugu


Sinema Salonu Koltukları

Sinema ve konferans salonu koltukları, avrupa normlarında konforlu ve v.i.p. salonları için özel koltuk imalat ve satışı
SİNEMA KOLTUKLARI İÇİN TIKLAYIN...

 

Konferans Salonu Yapımı

Konferans salonu


Konferans Salonu Yapımı

Anahtar teslimi konkerans salonu akustik panel kaplama, kongre merkezi, oditoryum ve sinema salonu projeleri hizmeti vermekteyiz . 
KONFERANS SALONU İÇİN TIKLAYIN...

 

Kanopi Yüzer Tavan

Kanopi yuzer tavan


Kanopi Yüzer Asma Tavan Sistemleri

Akustik kanopi & baffle yüzer asma tavan sistemleri, ses emici küp ve asma taşıyıcılı akustik panolar . 
KANOPİ TAVAN İÇİN TIKLAYIN...

 

Duvar Ses Yalıtımı

Duvar ses yalitimi


Duvar Ses Yalıtımı Nasıl Yapılır ?

Akustik ahşap perfore derzli,delikli doğal cila ve kaplamalı dekoratif tavan duvar panelleri . 
DUVAR SES YALITIMI İÇİN TIKLAYIN...

 
Açmak İçin

Mevlana

mevlana

– Ay vurmuyorsa yüzüne, güneş vurmuyorsa pencerene kabahati ne Ay’da ne Güneş’te ara. Gözlerindeki perdeyi arala.

– Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasır gibidir. Ya canın acıya acıya adım atacaksın, ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. İki yolda da tek bir gerçek olacak; canın çok ama çok acıyacak.

– Gönül, han değil dergâhtır. Paldır küldür girip çıkılmaz, günahtır!

– İstiyorsan Hakk’a varmayı, meslek edin gönül almayı, bırak saraylarda mermer olmayı, toprak ol, bağrında güller yetişsin.

– Sen benim; bugünüme şükür ve yarınıma dua edişim, azla yetinişim, çoğa göz dikmeyişimsin.

– Bazen bitmek bilmeyen dertler yağmur olur üstüne yağar. Ama unutma ki, rengârenk gökkuşağı yağmurdan sonra çıkar.

– Nasibinde varsa alırsın karıncadan bile ders. Nasibinde yoksa bütün cihan önüne serilse sana ters!

– Biliyorum, sığmazsın hiçbir yere bu sevdayla, dünya sana dar. Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var.

– Ne kadar az yüksekten uçarsan, düştüğün zaman o kadar az incinirsin. Kibri bırak, alçakgönüllü ol.

– Irmağa deniz, denize okyanus sığmaz. Aşık olmayana anlatsan da ben sen anlamaz. Hakka ulaşmak için yol desen kimse inanmaz. Gönlünde zerre-i miskal şems olmayan yanmaz yanamaz.

– Ey gönül! Ne tuhaf değil mi? Bir ömür, şah damarından daha yakın bir sevgiliyi aramakla geçiyor.

– Elbet bizde biliriz lafı en inceden dokundurup, içini acıtmasını lakin kıyılıyoruz ama kıyamıyoruz sevdiklerimize işte.

– Aşk davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki!

– Dediler ki gözden ırak olan gönülden de ırak olur dedim ki, gönle giren gözden ırak olsa ne olur.

– Hadi yaramı sarmaya merhemin yok. Yalandan da olsa gönül alamaz mısın?

– Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verecek bir cevabım var. Lakin bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye!

– Aşk nedir bilmiyorsan gecelere sor, şu sapsarı yüzlere, şu kupkuru dudaklara sor.

– Üzülme! Çünkü yaradan umudu en çaresiz anlarda yollar. Unutma, yağmurun en şiddetlisi en kara bulutlardan çıkar.

– İnsanlar seni yanlış anladığında dert etme, duydukları senin sesin, fakat aklından geçirdikleri kendi düşünceleridir.

– Ey can; kimseyi kırma. Sözden ağırı yoktur. Beden çok yükü kaldırır ama gönül her sözü kaldıramaz!.

– Öyle bir ‘yâr’ sev ki evladım; elinde su tasıyla, iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni.

– Hayat sana arka arkaya dikenlerini gösteriyorsa sakın üzülme, aksine sevin. Çünkü çok yakında gülü de gösterecektir.

– Kalp deniz, dil kıyıdır. Denizde ne varsa kıyıya o vurur.

– Varlığın bana yetmiyorken, yokluğunla avunmak zorundayım. Ya al götür kalanımı, ya da gel, tamamla eksik kalan yanımı.

– Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil. Ne zaman bilmem, sen yeter ki o kapıda durmayı bil.

– Minareden düşenin parçası bulunur, bulunur da; gönülden düşenin parçası bulunmaz.

– Üzülme herkes ölür kimi toprağa gömülür, kimi yüreğe.

– Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.

– Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

– Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemer takmaya alışmış kişi. Sonunda sana da dikişsiz elbiseyi giydirecekler.

– Güneş herkesin üzerine eşit doğar ama gül başka, leş başka kokar.

– Senin aşktan yana nasibin varsa; dokunsan da yanacaksın dokunmasan da. İyi bil ki; bazıları hasrette yanar, bazıları vuslatta.

– Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur.

– Aşk bir uçurumdan düşmek gibidir, bunun için sevgiliye “yar” denilir.

– Bize gözün değil, gönlün gördüğü yürek gerek.

Hayatı

Mevlânâ 30 Eylül 1207 tarihinde Horasan’ın Belh yöresinde, bugün Tacikistan sınırları içinde kalan Vahş kasabasında doğmuştur. Annesi, Belh Emiri Rükneddin’in kızı Mümine Hatun; babaannesi, Harezmşahlarhanedanından Fars Prensesi, Melîke-i Cihan Emetullah Sultan’dır.[1]

Babası, “alimlerin sultânı” unvanı ile tanınmış, Muhammed Bahâeddin Veled; büyükbabası, Ahmed Hatîbî oğlu Hüseyin Hatîbî’dir. Babasına Sultânü’l-Ulemâ unvanının verilmesini kaynaklar Türk gelenekleri ile açıklamaktadır. Etnik kökeni tartışmalı olup; Fars, Tacik veya Türkolduğu yönünde görüşler mevcuttur.

Mevlânâ, dönemin İslâm kültür merkezlerinden Belh kentinde hocalık yapan ve Sultan-ül Ulema (Alîmlerin Sultânı) lakabıyla anılan Bahaeddin Veled’in oğludur. Mevlânâ, babası Bahaeddin Veled’in ölümünden bir yıl sonra, 1232 yılında Konya’ya gelen Seyyid Burhaneddin’in mânevi terbiyesi altına girmiş ve dokuz yıl ona hizmet etmiştir. 1273 yılında vefat etmiştir.

Mevlânâ, yazdığı Mesnevî adlı eserinde kendi adını Muhammed bin Muhammed bin Hüseyin el-Belhî şeklinde vermiştir. Burada yer alan Muhammed isimleri baba ve dedesinin ismi, Belhî ise doğduğu şehir olan Belh’e nispettir.Lakabı Celâleddin’dir. “Efendimiz” anlamındaki “Mevlânâ” unvanı onu yüceltmek maksadıyla söylenmiştir. Bir diğer lakabı olan Hudâvendigâr ise Mevlânâ’ya babası tarafından takılmıştır ve “sultan” manasına gelmektedir. Mevlânâ, doğduğu kente nispetle Belhî şeklinde anıldığı gibi hayatını sürdürdüğü Anadolu’ya nispetle kendisine Rûmî de denmektedir.Ayrıca müderrisliği nedeniyle Molla Hünkâr ve Mollâ-yı Rûm olarak da anılmaktaydı.

Yaşamı

Harzemşahlar hükümdarları Bahaeddin Veled’in halk üzerindeki etkisinden her zaman tedirgindi; çünkü o, insanlara son derece iyi davranır, ayrıca onlara her zaman anlayabilecekleri yorumlar getirir, derslerinde kesinlikle felsefetartışmalarına girmezdi. Söylenceye göre, Bahaeddin Veled ile Harezmşahlar hükümdarı Alaeddin Muhammed Tökiş (ya da Tekiş) arasında geçen bir olaydan sonra Bahaeddin Veled ülkesini terk eder; Bahaeddin Veled bir gün dersinde, felsefeye ve felsefecilere şiddetle çatmış, onları İslâm dininde var olmayan bid’atlerle uğraşmakla suçlamıştı. Ünlü felsefeci Fahrettin Razî buna çok kızdı ve onu Muhammed Tökiş’e şikayet etti. Hükümdar, Razî’yi çok sayar ona özel olarak itibar ederdi. Razi’nin uyarıları ve halkın Bahaeddin Veled’e gösterdiği ilgi ve saygı bir araya gelince, kendi yerinden kuşkuya düşen Tökiş, Sultanü’l Ulemaya şehrin anahtarlarını göndererek şöyle dedirtti: Şeyhimiz eğer Belh ülkesini kabul ederse bugünden itibaren padişahlık, topraklar ve askerler onun olsun bana da başka bir ülkeye gitmem için müsaade etsin. Ben de oraya gidip yerleşeyim, çünkü bir ülkede iki padişahın bulunması doğru değildir. Allah’a hamdolsun ki ona iki türlü saltanat verilmiştir. Birincisi dünya ikincisi ahiret saltanatıdır. Eğer bu dünya saltanatını bize verip ondan vazgeçselerdi, bu çok geniş bir yardım ve büyük lütuf olacaktı.Bahaeddin Veled de :İslam sultanına selam söyle bu dünyanın fani ülkeleri, askerleri, hazineleri, taht ve talihleri padişahlara yaraşır biz dervişiz bize ülke ve saltanat uygun düşmez dedi ve ayrılmaya karar verdi. Sultan çok pişman olsa da Bahaeddin Veled’i kimse ikna edemedi (1212 ya da 1213).

  • Nişapur kentinde ünlü şeyh Ferîdüddîn-i Attâr onları karşıladı. Aralarında küçük Celâleddîn’in de dinlediği konuşmalar geçti. Attâr, Esrarname (Sırlar Kitabı) adlı ünlü kitabını Celâleddîn’e hediye etti ve yanlarından ayrılırken küçük Celaleddin’i kastederek, yanındakilere “bir deniz bir ırmağın ardına düşmüş gidiyor” dedi. Bahaeddin Veled’e de, “umarım yakın bir gelecekte oğlunuz alem halkının gönlüne ateş verecek ve onları yakacaktır” diye bir açıklama yaptı (Mevlânâ Esrarname ‘yi her zaman yanında taşımış, Mesnevî’sinde Attâr’dan ve onun kıssalarından sık sık söz etmiştir).

Kafile, Bağdat’ta üç gün kaldı; sonra hac için Arabistan’a yöneldi. Hac dönüşü, Şam’dan Anadolu’ya geçti ve Erzincan, Akşehir, Larende’de (günümüzde Karaman) konakladı. Bu konaklama, yedi yıl sürdü. On sekiz yaşına gelmiş olan Celalettin, Semerkandlı Lala Şerafettin’in kızı Gevher Hatun ile evlendi. Oğulları Mehmet Bahaeddin (Sultan Veled) ile Alaeddin Mehmet, Larende’de doğdular. Selçuklu sultanı Alaeddin Keykubat, sonunda Bahaeddin Veled’i ve Celâleddîn’i Konya’ya yerleşmeye razı etti. Onları yollarda karşıladı.Altınapa Medresesi’nde konuk etti. Başta hükümdar olmak üzere saray adamları, ordu ileri gelenleri, medreseliler ve halk, Bahaeddin Veled’e büyük bir saygıyla bağlandı ve müridi oldu. Bahaeddin Veled 1231’de Konya’da öldü ve Selçuklu Sarayı’nda gül bahçesidenilen yere defnedildi. Hükümdar yas tutarak bir hafta tahtına oturmadı. Kırk gün, imarethanelerde onun için yemek dağıtıldı.

 

Sena Gurup Akustik Mimarlık Sanayii ve Ticaret Ltd Şti.

Yerli firma sena gurup

Ses Yalıtımı Firma Hizmetleri

Tavan, Duvar İzolasyonu ve Zemin Ses Yalıtımı ile İnşaat ve Sanayi Akustiği : En etkili alev almayan, firend firex yanmaz sünger, ses yalıtımı malzemesi, akustik kaplama, yanmaz süngerlerin,ağır bariyerli laminasyon epdm ürünler ve mantar şilte, levhaların, yurtdışına ithalat ve ihracatı ile yurt içine satış pazarlamasını yapmaktayız.Ses yalıtım malzemeleri nereden alınır ? Tavan ses yalıtımı, duvar ses yalıtımı, zemin ses yalıtımı. ses yalıtım malzemeleri nelerdir ? Dekoratif Paneller, Taş Panel Kaplama, Duvar Panelleri, Tuğla Paneller.

Ses İzolasyonu Firma Avantajları

En Etkili Tavan, Duvar, Zemin Ses Yalıtımı Ürünleri : İşyeri, ev Fabrika ses yalıtımı ve izolasyonu akustik sünger malzemeleri, Gürültü ile darbe yalıtımı ve titreşim kontrolü ile izolasyonunda, ses yalıtım malzemeleri ve ses izolasyon süngerleri ; Ses geçirmez akustik yalıtım malzemeleri, akustik süngerler ile çözümler sunan firmamız, akustik ses yalıtımı izolasyonu süngerleri satışını Dünyanın ve Türkiye'nin heryerine ( gönderimini ) ile İthalat'ı ve İhracat'ını Yapmaktadır.Ses yalıtım malzemeleri nereden alınır ? Duvar ses yalıtımı, akustik yumurta süngerler, ve akustik piramit sünger , yanmaz süngerler, basf basotect melamin sünger köpük, akustik market, zemin ses yalıtımı, tavan izolasyonu malzemeleri, yan komşu duvar ses yalıtımı.Tavan ses yalıtımı,    Devamını Oku ...

Ses İzolasyonu Firma Biyografisi

Tarihçe - i  Hayat ; 2006 Yılında Kurulan Firma , etkili ses yalıtım çözümlerin yanı sıra akustik ses yalıtım ürünlerinin satış ve pazarlamasını yapmaktadır.Sena gurup olarak recticel ve diğer tedarikçilerinin ürünlerini türkiye ve asya ülkelerine pazarlama ve ithalat ile ihracatını yapmaktadır.Ayrıca akustik proje danışmanlığı yapmaktadır.Adil Mahallesi Genç Osman Caddesi Müzdelife Sokak No :2 Sultanbeyli / İstanbul Türkiye 349020

Sena map